Üyelik Girişi
Site Haritası
Takvim
Saat

Hadisi Şerifler

Hadisi Şerifler

Peygamber Efendimizin Hadis-i Şerifleri

Hacamatla İlgili Hadisler

Hacamatta Şifa Vardır

Hacamat: Sağlığı korumak veya tedavi amacıyla vücudun belirli yerlerinden kan almaktır.

Sözlükte; “Emmek” anlamına gelen “Hacm” kökünden gelir. Tıbbî tabir olarak “Kan aldırma” diye ifade edilir. Bu işi yapan kimseye, “Hacim” ya da “Haccâm” denir. Kan alma işinde kullanılan alete, “Mihcem” ya da “Mihceme” denir.

Ameller niyetlere göre değer kazanır. Sünnete uymak niyetiyle ve bize emanet olan vücudumuzun sağlığına kavuşması için yaptırdığımız hacamat bir ibadet değeri taşır. Çünkü ibadetlerimizi ve diğer görevlerimizi ancak sağlıklı bir bedenle tam olarak yerine getirebiliriz. Peygamberimiz (s.a.s)’in yaptığı ve yapılmasını tavsiye ettiği işlerin şüphesiz bir anlamı ve hikmeti vardır. Onun hayatı bizim için örnektir: “Andolsun Allah’ın Resulu’nde sizin için Allah’ı ve ahireti arzu eden ve Allah’ı çok anan kimseler için (uyulacak) en güzel bir örnek vardır” (el-Ahzâb, 33/21).

Peygamber Efendimiz (S.A.V.) 14 asır önceden ümmetine hacamatı (kan aldırmayı) tavsiye ediyor ve bunun çeşitli hastalıklara faydalı olduğunu şu şekilde bildiriyor:

Peygamber Efendimiz Hz.Muhammed’in(s.a.s.) bizzat kendisi Ebû Taybe adında bir Haccâm’a hacamat yaptırmış ve başından kan aldırıp haccâma ücretini ödemiş ve şöyle buyurmuştur: “Kan aldırma yollarının en güzeli hacamattır. (yahut hacamat sizin en iyi tedavi yollarınızdır)”(Buhâri, Tıb 13; Müslim, Musakat 62, 63; Ebû Dâvûd Nikâh 26, Tıb 3)

*** Cabir(r.a)dan Peygamber Efendimiz(s.a.v) Şöyle buyurmuştur: Eğer kullandıklarınızda bir hayır varsa veya hayır olacaksa bu kan aldırmakta,bal şerbetinde ve ateşle dağlanmakta olur.Fakat ben dağlanma ile tedaviyi yasaklıyorum. “Kan aldırma yollarının en güzeli hacamattır. (yahut hacamat sizin en iyi tedavi yollarınızdır)” (Buhâri, Tıb 13; Müslim, Musakat 62, 63; Ebû Dâvûd Nikâh 26, Tıb 3) *** Ebu Kesbe el-Enmari radiyallahu anh anlatiyor: “Resulullah aleyhissalatu vesselam başindan ve iki omuzu arasindan hacamat olur ve: “Kim bu kandan akitirsa, herhangi bir hastalık için, bir baska ilaçla tedavi olmasa da zarar görmez!” buyururdu.” Ebu Davud, Tibb 4, (3859); Ibnu Mace, Tibb 21, (3484). *** Mirac gecesinde yanından geçtiği bir melek grubunun Peygamberimize(s.a.v.): “ümmetine hacamatı emret!” diye söylediğini Abdullah b. Abbâs (r.a) rivayet etmektedir (Ali Nâsıf, et-Tâc, III, 203). *** Hz. Peygamber (s.a.s) ihramlı iken hacamat yaptırmıştır (Buhârî, Savm, 22; Müslim, Hac 87, 88; Ebû Dâvûd Menâsik 35). İhramlı iken saç kestirmemek şartıyla hacamatın caiz olduğu hususunda âlimler arasında görüş birliği vardır. Aynı şekilde Hz. Peygamber (s.a.s) oruçlu iken de hacamat yaptırmıştır. Yani kan aldırmıştır (Buhârî, Tıb II; Ebû Davûd, Siyâm 29). *** Nâfi (r.a)’den rivayet edildiğine göre İbn Ömer (r.a) (Kendisine): Nâfi, kan (fazlalaşmak suretiyle) beni yedi. Bunun için sen bana bir hacamatçı getir ve genç bir hacamatçı seç. Ne yaşlı ne de çocuk hacamatçı seçme demiştir. Nâfi der ki; İbn Ömer (r.a) şöyle dedi: Ben, Resulullah (s.a.s)’den şu buyruğu işittim: “Hacamat olmak aç karnına daha faydalıdır. Hacamat olmak aklı ve hıfzetme (ezberleme) gücünü arttırır. Hâfız olanın da hıfzetmek kabiliyetini kuvvetlendirir. Artık kim hacamat olmak isterse Allah’ın ismini anarak perşembe günü hacamat olsun ” (İbn Mâce, Kitâbu’t-Tıb, 22). *** Hz. Enes radiyallahu anh anlatiyor: Resulullah aleyhissalatu vesselam, boynunun iki tarafindaki damarlari ile iki omuzun arasindaki damardan hacamat olurdu.” Ebu Davud, Tibb 4, (3860); Tirmizi, Tibb 12, (2052); Ibnu Mace, Tibb 21, (3483). *** Hz. Ali radiyallahu anh anlatıyor: “(Bir gun) Cebrail Resulullah aleyhissalatu vesselam’a, Ahdaayn (boynun iki tarafindaki damar) hizasindan ve kahilden (iki omuzun arasi) hacamat olma emrini getirdi.” Tirmizi su ziyadede bulunur: “(Resulullah aleyhissalatu vesselam) ayin onyedisinde, ondokuzunda ve yirmi birinde hacamat olurdu.” Tirmizi, Tibb 12, (2052).

1) Enes bin Malik (Radiyallahu Anh)şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘…Kuşkusuz ki sizin kendisi ile tedavi olduğunuz şeylerin en faziletlisi, hacamat olmaktır…’buyurdu.”

Müslim 1577/62

2) Cabir bin Abdullah (Radiyallahu Anhuma)şöyle dedi:

“Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Eğer sizin tedavi olduğunuz herhangi bir şeyde hayır varsa, o da hacamat yaptırmaktır…’buyurdu.”

Buhari 12/5724, Müslim 2205/71, Ebu Davud 3857, İbni Mace 3476

3) Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma)şöyle dedi:

“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

‘Şifa üç şeydedir:

1) Bal şerbeti içmekte,

2) Hacamat aletini vurmakta (Yani hacamat olmakta) ve

3) Ateş ile dağlama yapmakta. Fakat ümmetimi ateşle dağlamaktan men ederim’buyurdu.”

Buhari 12/5721, Müslim 2205/71, İbni Mace 3491

4) Asım bin Ömer bin Katade (Rahmetullahi Aleyh)şöyle dedi:

“Cabir bin Abdullah (Radiyallahu Anhuma) başı bir bezle örtülmüş olarak geldi ve:

Hacamat yaptırmadan buradan ayrılmam, çünkü Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’i işittim:

‘Hacamatta şifa vardır’buyuruyordu, dedi.”

Buhari 12/5733

5) Abdullah ibni Abbas (Radiyallahu Anhuma)şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)şöyle buyurdu:

“İsra gecesi, (Miraca çıktığım gece) meleklerden uğradığım her büyük cemaatin hepsi bana:

–Ey Muhammed! Hacamat olmaya devam et, dediler.”

İbni Mace 3477

6) Enes bin Malik (Radiyallahu Anh)şöyle dedi:

Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)şöyle buyurdu:

“İsra gecesi, (Miraca çıktığım gece) uğradığım melekler bana:

–Ey Muhammed! Ümmetine hacamat olmayı emret, dediler.”

İbni Mace 3479, Tirmizi 2127

7) Asım bin Ömer bin Katade (Rahmetullahi Aleyh)şöyle dedi:

“Bize, ailemizden Cabir bin Abdullah (Radiyallahu Anhuma) geldi. Kendisindeki bir çıban yahut bir yaradan rahatsız olan diğer bir kimse daha geldi.

Cabir bin Abdullah (Radiyallahu Anhuma) o adama:

–Rahatsızlık duyduğun şey nedir? diye sordu.

O adam:

–Bende, bana çok meşakkat veren bir çıban var dedi.

Cabir bin Abdullah (Radiyallahu Anhuma) o adama:

–Ey delikanlı! Bana bir hacamatçı getir dedi.

O adam, Cabir bin Abdullah (Radiyallahu Anhuma)’ya:

–Hacamatçıyı ne yapacaksın? Ey Abdullah’ın babası diye sordu.

Cabir bin Abdullah (Radiyallahu Anhuma) o adama:

–O çıbanın üzerine hacamat yaptırmak istiyorum dedi.

O adam, Cabir bin Abdullah (Radiyallahu Anhuma)’ya:

–Allah’a yemin olsun ki bana bir sinek değiyor yahut elbise dokunuyor da bu bile bana çok eziyet veriyor ve bana çok meşakkatli oluyor dedi.

Cabir bin Abdullah (Radiyallahu Anhuma), o zatın bu çıbandan dolayı sıkıntısını ve çektiği acıyı görünce şöyle dedi:

–Ben Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)’den işittim şöyle buyuruyordu:

‘Eğer sizin tedavi olduğunuz bir şeyde hayır varsa, o da hacamat yaptırmaktır…’

Ravi şöyle dedi:

Sonra bir hacamatçı geldi ve o adama hacamat yaptı ve o adamın hissetmekte olduğu acı ve sıkıntı gitti.”

Müslim 2205/71

Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam9
Toplam Ziyaret156142
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar3.82503.8404
Euro4.50544.5235
Hava Durumu
Anlık
Yarın
14° 5°
Butonlar